BEŞ YILI ÜÇ AYA SIĞDIRAN ATATÜRK

Atatürk oldug bir kararı uygulayacağı zaman iradesi kükrediği kadar, dehası en kolay ve kestirme usülleri bulmakta müstesna bir hüner gösterirdi. Yeni Türk Alfabesinin ilk şekillerini kendisine götürdüğüm zaman ”Komisyonuni en aşağı beş yıllık bie geçiş devresi düşündüğünü” söylemiştim.Gazeteler önce birer sütunlarını yeni harflere ayıracaklar, yavaş yavaş sütun sayısı artacak sonunda bütün gazeteler yeni harflerle çıkacaktı.Okullar […] Read More

DAHİ KİME DERLER?

Her zaman Atatürk soru sormaz veya sınava çekmez ya! Bir gün de, sofrada, neşeli bir zamanında Atatürk2ü sınava çektiler arkadaşlarından biri, sordu: -Lütfen cevap verin bakalım; dahi kime derler? Attürk etmeden ve kendisinin sınava çekilmesini yadırgamadan, cevap verdi: -Dahi odur ki, ileride herkesin takdir ve kabul edeceği şeyleri ilk ortaya koyduğu vakit herkes onlara delilik, […] Read More

MUSTAFA KEMAL’İ DİNLEMİŞ OLSALARDI, BALKAN FACİASI ÖNLENMİŞ OLACAKTI

Mustafa Kemal, her şeyden önce kendine güvenen bir adamdır.Çocukluğundan beri hangi işin aksak tarafını görüşse, ileriye atılmış ve ”Ben yaparım.” demiştir. Okulda, sınıf çavuşluğunu böyle almış, Çanakkale’de grup komutanlığına böyle atanmış, Kurtuluş savaşına bu inançla atılmıştır. Atatürk’ün bu yönüyle ilgili ve balkan faciasına engel olacak teşebbüslerini de öğrenmiş bulunuyoruz. Mustafa Kemal, redif ikinci selanik tümeni […] Read More

GÖZLE GÖRÜLMEYEN YERİ GÖREN ATATÜRK

Sakarya Muharebesinden sonra idi.Kurmay subay cepheden alınan bilgileri Başkumandan Mareşal Gazi Mustafa Kelam’e okuyordu.Bunlar arasında cephe kumandanlarından biri, Seyit Gazi veya Döker’in bilmem ne kadar doğu veya kuzeyinde bir düşman tümeni görüldüğünden bahseyidordu.Paşa kaşlarını çatarak: –Hayır orada düşman tümeni olamaz ve yoktur. Yazınız, iyi baksınlar. Dedi.Kurmay subay gittikten sonra orada iki saat daha kaldım.Biz öğle […] Read More

FRANSIZ KONSOLOSUNA CEVAP

Atatürk zaferden sonra iki ikinci defa Mersin’e gelmişti.İstasyon’da büyük bir kalabalık emsalsiz tezahürat yapıyorlardı.Karşılayıcılar arasında yanında iki köpeği ile bir konsolos da vardı.Atatürk’ün nafiz bakışları onu hemen görüvermişti.Biraz sonra konsolos yalnız olarak Atatürk’ün yanına sokuldu ve başyaver vasıtasıylar kendisiyle görüşmek istediğini söyledi.Bu arsuzu Atatürk’e bildirildi.Atatürk: -Fransızca bilmediğimi konsolosa söyleyiniz diye cevap verdi.Başkonsolos, başyaver vasıtasıyla şöyle […] Read More

GÖRÜŞ KUDRETİ

Sakarya çarpışmaları esnasında Alagöz köyündeki başkumandanlık karargahındayız.Batı cephesi harekat şubesinden bir kurmay subayının okuduğu raporu dinlerken, birden: –Dur!…Dedi. O düşman tümeni orada olamaz! Daha önce verilmiş raporları getirdi.Bir göz gezdirdi.Hakikaten dediği gibi, düşmanın, tamamen tümeninin sol kanadına geçmiş olduğu anlaşıldı.Fena halde öfekelendi ve kurmay subayına: –Batı cephesi kumandanı bu raporu gördü mü? Dedikten sonra cevap […] Read More

İKİ VAZİFE

Milli Mücadelenin en buhranlı devreleri, mecliste milli mücadeleyi aksatacak muhalefet akımları var.Bütün bunlar Gazi’nin serbest hareketine engel oluyor.Selahaddin ve Kara Vasıf Beylere bu şekilde hereketlerinin sebebini soran  Gazi, şu cevabı alıyor: –Bizim vazifemiz siyaset yapmaktır. Gazi’nin cevabı: –Bizim ve milletimizin vazifesi de topraklarımızda bulunan düşmanı süngülerimizle kovmaktır. N. A. BANOĞLU, YAYINLANMIŞ BELGELERLE ATATÜRK, SİYASİ VE […] Read More

SÖYLEDİĞİNİ YAPARDI

İstiklal Savaşına başladığı sıralarda Atatürk’e dediler ki:  -Nasıl mümkün olur? Ordu yok!  -Yapılır -İyi ama bunun için para lazım… o da yok? -Bulunur -Diyelim ki bulduk, düşmanlarımız hem büyük hemde çok! -Olsun yenilir! O, dediklerinin hepsini yaptı.Yapamayacağı şeyi asla vadetmedi. Bir devlet şefinin kendisini millete sevdirebilmesi için belki ilk şart bu değil midir? N. A. […] Read More

ÖLMEZ BU VATAN

İstiklal savaşının en karanlık günleriydi; ana yurdun en verimli yerleri düşman çizmeleri altında inliyordu.Milletin bütün kuvvet kaynakları kurumuş dışarıdan ve içeriden ihanetler birbirini kovalamıştı.Herkes: -Türk öldü! Diyordu Türkiye’nin de Afrika ve Asya’daki esir memleketler arasında katıldığı sanılıyordu.Asırlarca Türk’ün egemenliği altında yaşayan milletler onun son varlığını yağma ediyorlardı. En akıllı görünen birçok yurtdaşlarımız İngiltere’nin veya Amerika’nın […] Read More

ÇANAKKALE’Yİ KURTARAN BUNLARDIR

23 Ekim 1919 Mustafa Kemal, milli mücadeleyi örgütlendirmek için ateşli bir gayret içindedir.Buna karşı İstanbul hükümeti güçsüzdür.Bu milli ayaklanmayı desteklemek şöyle dursun onun başbuğunu tutuklamak ve idam etmek kararına varmıştır. Bu tarihlerde Ruşen Eşref Bey, Mustafa Kemal ile bir görüşme yapmak üzere Amasya’ya geliyor. Ata ile uzun bir konuşma yapıyor, son sorularını sorup onların da […] Read More