Dini Konular Üzerine Olanlar

ATATÜRK’ÜN DİN TELAKKİSİ

Atatürk’ün din telakkisini kati olarak pek az kimse öğrenebilmiştir.Orman çiftliğinde başbaşa kaldığımız bir gün, din hakkında ne düşündüğünü sordum.Bana dedi ki: ”Din vardır ve lazımdır.Temeli .ok sağlam bir dinimiz var.Malzemesi iyi fakat bina, uzun asırlardır ihmale uğramış.Harçlar döküldükçe, yeni harç yapıp binayı takviye tmek lüzumu hissedilmemiş.Aksine olarak, bir çok yabancı unsur,(tefsirler,hurafeler) biayı daha fazla hırpalamış.Buhün […]

NAMAZ KILAN MEMURLAR

Atatürk devrinde namaz kılan memurların işlerinden atıldığı kesin olarak yalandır.Ordunun başı olan rahmetli Fevzi Çakmak yardımcısı orgeneral Asım Günbüz namaz kılarlardı.Atatürk devrinde Türkiye Büyük Millet Meclisi başkanı olan Abdülhak Renda, Cuma namazlarını Hacı Bayram Camii’nde kılardı.Yazılarımızın doğruluğunu ispat için cnlı şahit de gösterebiliriz.Çok şükür Asım Gündüz paşamız hayattadır.Kendilerinden sorabilirsiniz. Yıl 1930, Atatürk Fevzi Çakmak’la birlikte […]

ATATÜRK’ÜN “ALLAH” HAKKINDAKİ FİKRİ

Ankara’da yüksek öğretim talebelerinin tertiplediği bir çayda Atatürk gençlere hitabeler söyletiyordu.Heyecanlar konuuşan bir genç sözü Atatürk’e getirerek: -Atatm, dedi, sen bir Allah’sın. Atatürk hiddetlendi, ayağa kalktı: -Arakadaşlar, Allahmefhumu insan beyninin çok küçük kavrayabileceği metafizik bir meseledir.

İSLAM DİNİ

Gene bir toplantıda din konusu tartışılıyordu. Atatürk: -Din insanların gıdasıdır.Dinsiz adam boş eve benzer.İnsana hüzün verir.Mutlaka birşeye inanacağız.Bu dinlerin en sonuncusu elbette en mükemmelidir.İslam dini hepsinden üstündür.

CAMİ VE ATATÜRK

Mustafa Kemal Edirne’yi ziyaretinde Sinan’nın o muteşem camiine bir müddet hayran hayran baktıktan sonra fikrini ve ihtisaslarını şu sözlerle belirtti: -Camiler, birbirimizin yüzüne bakmak için yapılmamıştır.Camiler, itaat ve ibadet ile beraber din ve dünya için, neler yapılmak lazım geldiğini düşünmek, yeni meşveret için yapılmışlardır.

ZEKERİYA SOFRASI

Çankaya köşkü’nün biraz ilerisinde, ağabeyi Atatürk’ün yaptırdığı evde oturan Makbule Hanımefendi, birgün köşke geldiğinde Ata kendisine: -”Canım çiğ börek istedi.Hazırlarsan akşam sana yemeğe gelirim”der. O akşam Makbule hanımefendiye arkadaşları zekeriya sofrasına davetlidirler.Durumu Ata’ya anlatırlar ve ertesi gün gelmesini rica eder.Atatürk merakla sorar: -”Nedir bu zekeriya sofrayı?” aldığı cevap üzerine ”Peki” der ama, beraberine Salih Bozok, […]

VAHDANİYET (TEK TANRI) İNANCI

Ata’nın Tarih-dil mevzularıyla yakından meşgul olduğu devreydi.Zaman zaman Çankaya’daki toplantılarında davetli olarak kabul bulunuyordum ve arzusu üzerine dil kurumunda aktif vazife almıştım.Din ve tasavvuf mevzuları üzerindeki hizmetlerim de malımı idi.Böyle bir araştırma toplantısında birden bana hitap ederek: -Sizden bir ricam olacak, bir ülkeye ve millete Allah katından bir Peygamber neden gönderilir? Şu cevabı verdim: -O […]

GERİCİLİĞE YAĞMA YOK

 Kız ve erkek çocukların bir arada okumaya başladıkları sırada, Karadeniz kıyılarında bir inceleme gezisine çıkan Atatürk, 19 Eylül 1924 günü Rize’de bulunurken Rize ve Pazar müftüleri kendisine bir dilekçe verirler.Atatürk, sunulan dilekçeye göz gezdirdikten sonra biraz sinirli müftülere döner. -Yaaa?.. . Demek medreselerin tekrar açılmasını istiyorsunuz?Bu millet, çocuklarını istediği gibi okutmayacak mı? Şimdiye kadar geri […]

MEKKE’YE ŞAPKAYLA GİRECEKSİN

Atatürk sağ iken, büyük islam kongrelerinden birine bizde çağrılmıştık.Kongre Mekke’de toplanacaktı.Atatürk’ün bir delege göndermeye razı olup olmayacağını merak ediyorduk. Hiç tereddütsüz karar verdi.Türklüğünden kibir denecek kadar gurur duyan büyük adam, milleti ile aynı dinden olanları da gerilik ve kölelikten kurtulmuş görmek için elinden geleni yapmak istemiştir.Müslümanlık yeniden şereflendikçe nasıl Türklerin bundan manevi bir hissesi olacaksa, […]

MEVLANA BÜYÜK ADAMDIR.

Mevlevihane’de akşam yemeğine davetliyiniz.Yemekten sonra semaa gidildi.Binbir sanat eseriyle dolu mevlevihane’nin billur avizeli ışıkları altında gözde olmaktan çıkmış gibi görünen dervişler,ayin yerinin değirmi sahasında kollarını kanatlanmışlar gibi açıp, başları kollarından oumz küreklerine doğru düşük, çıplak ayakların sessiz çevikliğiyle hem mihveri, hem mahreki yapılan hareketler neticesi entarilerinin bel kayışından aşağı kısımlarını beyaz bir şemsiye gibi şişirerek […]