Anektodlarla ATATÜRK

TÜRK İFTİHAR ETMEK İÇİN YARATILMIŞTIR

     Sarayburnundaki büyük eğlentide, 9 Ağustos 1928 akşamı, etrafını saran halka hitaben, ilk defa harf devrimini açıklayarak yeni harflerin kaubl edilmesi lazım geldiğini belirttikten sonra:  -Bir milletin yüzde onu, yirmisi okuma yazma bilir de, yüzde seksen, doksanı bilmezse, ayıptır.Bu millet utanmalıdır.Ama Türk Milleti utanmak için yaratılmış bir bmillet değildir.İftihar etmek için yaratılmış, şanlı şerefli […]

ATATÜRK’ÜN DİN TELAKKİSİ

Atatürk’ün din telakkisini kati olarak pek az kimse öğrenebilmiştir.Orman çiftliğinde başbaşa kaldığımız bir gün, din hakkında ne düşündüğünü sordum.Bana dedi ki: ”Din vardır ve lazımdır.Temeli .ok sağlam bir dinimiz var.Malzemesi iyi fakat bina, uzun asırlardır ihmale uğramış.Harçlar döküldükçe, yeni harç yapıp binayı takviye tmek lüzumu hissedilmemiş.Aksine olarak, bir çok yabancı unsur,(tefsirler,hurafeler) biayı daha fazla hırpalamış.Buhün […]

ATATÜRK’ÜN RÜYASI

Yahya Galip anlatıyor: Mustafa Kemal, Ankara’ya geldikten bir müddet sonra, garip bir rüya görmüştür. Rüyasını ertesi günü, bana şöyle anlattı: -Bilmediğim bir yerde, otomobilim ansızın durdu! Güya, düşman saldırıya geçmiş. Biz İnönünde, bir muharebe vererek düşmanı bozguna uğratmışız. Şimdide, ikinci defa olarak gene İnönünde çarpışıyormuşuz. Otomobilim, o bilmediğim yerin önünde durunca siz karşıma çıktınız ve […]

VATAN ELDEN GİDERSE

 Atatürk İstiklal Savaşı için Anadolu’ya geçtikten ve Erzurum Kongresini yaptıktan sonra Sivas’a dönmüş; orada ikinci kongreyi açmıştı. Bu sırada lise binasında yatıyor, çalışıyor; toplantılar yapıyordu.En basit ihtiyaçlarını bile temin edecek halde değildi; bazı geceler sabahlara kadar küçük petrol lambasının cılız ışığında çalışıyordu.  Bir aralık padişahın ona lise binasından çıkamsını emrettiği, baskın yapılacağı, yakalanıp asılacağı hakkında […]

MUSTAFA KEMAL’İN KARAKTERİ

Şam’da geçen bir olay, Mustafa Kemal’in nasıl bir disiplin ve hayat adamı olduğunun eşi olmayan bir örneğini vermektedir. Bu olayı, fecti ati ( 1908 Meşrutiyetinden sonra kurulan bir edebiyat ekolü) ekolünün şöhreti edibi rahmetli Cemil Süleyman’dan dinlemiştik. Aynen naklediyoruz: ”Mustafa Kemal Şam’da iken çalışkanlığı derecesinde eğlenmesini de seven bir askerdi.Herkese kendini sevdirmiş ve saydırmıştı.Onun bulunduğu […]

TÜRK ÇOCUĞU BENİ BEKLİYOR

 Her tarafta, herkesin içinde kalmış bir soru vardır ki, hala zihinleri yorar ve dilden düşmes: ikinci dünya savaşı’nda Atatürk sağ olsaydı acaba savaşa girer miydi? Ben şahsen şahid olduğum olaylara dayanarak diyorum ki Atatürk savaş aleyhtarı idi ve bizi kesinlikle savaşa sokmayacaktı, hatta belki dünyayıda bu savaş felaketinden koruyabilecekti. Bir örnek: bir gece Çankaya’da huzurlarında […]

ATATÜRK VE ORDU

Askerlik erişilmezliğini bütün hayatı boyunca katıldığı savaşlarda ispat etmiş bulunan Atatürk’ün, ordu mensuplarına karşı beslediği sevgi ve ordu hakkındaki fikirleri elbette tarihimiz ve düya askerlik tarihi için üstün kıymet taşır  Bir nokta vardır ki, bununla Türk Milleti olarak sonsuza kadar gurur duyacağız, o da Atatürk’ün Tür Askeri hakkındaki imanıdır ”Bütün dünyanın milletlerini tanırım ve muarefem(=tanışmam), […]

SON ESERİ: HATAY

Sakarya Savaşına kaburga kemikleri kırık bir halde gitmişti. Hatay davası günlerinde, onu ebediyyen aramızdan alacak hastalığın acıları içinde idi. Yalnız ve yalnız milletini düşünen emsalsiz insan, bu zaferi de başaracaktı, çünkü söz vermişti.Bu söz verişi Hatay’ın bağımsızlığı sağlandığı zaman devlet başkanı olan Tayfur Sökmen şöyle anlatmaktadır: ”Aziz Türk Milletinin büyük evladı Atatürk’ü 1921 yılında tanıdım.Ziyaretimizin […]

GÖZLE GÖRÜLMEYEN YERİ GÖREN ATATÜRK

Sakarya Muharebesinden sonra idi.Kurmay subay cepheden alınan bilgileri Başkumandan Mareşal Gazi Mustafa Kelam’e okuyordu.Bunlar arasında cephe kumandanlarından biri, Seyit Gazi veya Döker’in bilmem ne kadar doğu veya kuzeyinde bir düşman tümeni görüldüğünden bahseyidordu.Paşa kaşlarını çatarak: –Hayır orada düşman tümeni olamaz ve yoktur. Yazınız, iyi baksınlar. Dedi.Kurmay subay gittikten sonra orada iki saat daha kaldım.Biz öğle […]

FRANSIZ KONSOLOSUNA CEVAP

Atatürk zaferden sonra iki ikinci defa Mersin’e gelmişti.İstasyon’da büyük bir kalabalık emsalsiz tezahürat yapıyorlardı.Karşılayıcılar arasında yanında iki köpeği ile bir konsolos da vardı.Atatürk’ün nafiz bakışları onu hemen görüvermişti.Biraz sonra konsolos yalnız olarak Atatürk’ün yanına sokuldu ve başyaver vasıtasıylar kendisiyle görüşmek istediğini söyledi.Bu arsuzu Atatürk’e bildirildi.Atatürk: -Fransızca bilmediğimi konsolosa söyleyiniz diye cevap verdi.Başkonsolos, başyaver vasıtasıyla şöyle […]