KİMSE ONUN KADAR GÜZEL ALLAH DİYEMEZ

Din konusunda Atatürk’ün tam anlamıyla laik olduğu söylenebilir.Kimsenin inancına karışmaz, dindar kişilere saygı gösterir,yobazlara, softalara çok kızar, din kavramının sömürülmesine izin vermezdi.Allah ve Peygamber konuları, Atatürk’ün yanında tartışma konusu yapılamazdı.Bir gece sofrada Peygamberleri küçültür şekilde konuşmalar yapılıyordu.Atatürk, bu konuşmalardan sıkıldığını belli etti.

Elini masaya indirerek:

Bu bahsi kapatın.. Peygamberleri küçültmek isterseniz, kendiniz küçülürsünüz dedi.

Atatürk harbiye’de okurken, öğrenciler abdestsiz olarak namaza giderlermiş.Çünkü okuldaki muslukların sayısı çok azmışç

Onun yanında bulunduğum süre içinde Kadir geceleri sofra kurdurmazdı.Bazen mevlit dinlediği de olurdu.Hafız Yaşar Bey’in mevlidini saygı ile dinlerdi.Mevlidin miraç bölümünde, göklere çıktın Mustafa denince, gözleri yaşarırdı.O zaman hemen kolonya götürürdür, inanışı samimi idi:

Öyle Allah derdi ki yalnız kalınca onun gibi kimse diyemez.Herkes çekilip yapyalnız kalınca gökyüzüne bakar, kendi kendine Allah derdi.

Birgün sofrada çevresindekilere:

-Bana Allah’ın büyüklüğünü anlatırmısınız? Diye sordu.

Konuklar birer birer Allah’ı nasıl anlayabildiklerini anlattılar.Çoğu ipe sapa gelmez şeylerdi.Hepsini dikkatle dinleyen Atatürk:

-Hepini Allah’ı ayrı ayrı görüyor ve büyütüyorsunuz.Anlaşılan Allah herkesin kafası kadar büyüktür, dedi.

Bir yaz akşamı Dolmabahçe sarayı’nda kadınlı erkekli bir yemek vardı.8-9 saat süren yemek sona ererken salonun büyük kapısının parmaklıkları arasından güneş doğuyordu Atatürk’ün bir işaretiyle manevi kızlarından Nebile Hanım, sandalyesinin üzerine çıktı.ince endamı ile bir heykeli andırıyoru.Sabah ezanı okumaya başladı.Ahenkli bir ses geniş salında yankılandı.

Atatürk başını yukarı doğru kaldırmış, kendinden geçmiş bir halde ezanı dinliyodu.Biran geldi yanaklarından yaşlar süzülmeye başladı.

Atatürk’ün uşağı idim, Cemal Granda, 

SAYFA 252-254

Yorum Ekle:

Bir Cevap Yazın