HAYIR KARINI BOŞAYAMAZSIN

Atatük, özel hayatının bütün tesadüflerinde kadına cemiyet içinde layık olduğu önemin verilmesini istemişti.Bunun bir çok örnekleri vardır.

Anlatacağımız olayın kahramanlarından bazıları yaşamakta olduğundan ve Atatürk’ün özel hayatına dair yazılarda isimlerinden çok, olayların ehemmiyeti olduğundan, biz isimleri rumuz olarak kaydetmeyi münasip görüyoruz.

Atatürk’ün kocasını tanıdığı bir bayan birgün:

-Paşam, dedi, kocam beni boşuyor.Bu yaştan sonra, yetişmiş çocukların anası olarak ben ne yapabilirim ve bu ızdıraba nasıl tahammül edebilirim?. .

Kadın haklıydı ve hayatını uzun uzun anlatmasına lüzum yoktu.Zira Ata, beyi, bütün hususiyeleriyle biliyordu.Çünkü, maiyetinde bulunuyordu ve parlak da bir mevkii vardı.

Atatürk, bayanı teselli etti, teessür duymamasını bildirdi.

Bay, Ata’nın huzuruna çıktığı vakit, Ata, kendisine özgü ve anlamlı bir hitapla:

-Sen karını boşuyormuşsun, doğru mu?

Ata’nın hadiseden haberdar oluşu, Bay’ı bir anda şaşırttı,Fakat, kendini çabuk toparladı ve pek tabii inkar edemedi.

Evet, dedi doğru.

-Buna neden lüzum gördün?

-… … …

Bay bu suale ne cevap verse, haksızdı.Zira, gördüğü lüzum manasızdı ve cemiyet hayatımızı bozan geçici ve fazla servetin verdiği bir şımarıklığın sonucuydu.

-Cevap versene, nede lüzum gördün?. . Karının bir kabahati mi vardı?

-Hayır paşam, hiç bir kabahati yok.

-Peki, o halde?

Ata’nın meseleyi, ciddi olarak ele almış olduğunu hisseden Bay, Ata’nın şahsından o zamana kadar gördüğü iyi muameleden cesaret alarak:

-Paşam, dedi, siz de Latife Hanımı boşadınız dedi.

Bay’ın bu sözü büyük bir buluş telakki etmişti.İleri süreceği bütün nedenleri ata çürütebilirdi.Fakat bu dediği, Ata’yı, meseleyi fazla kurcalamaktan alıkoyabilirdi.Bay, bu sözü ilke ne derece gaflete düşmüş olduğunu biraz sonra dehşetle öğreniyordu.

Ata, karşısındakinin gösterdiği bu cesarete, dudaklarında hasıl olan şimşek gibi bir gülümseleyle mukalebe etti ve sordu:

-Sen ne kadar yıl önce evlenmiştin?

– … yıl önce

-O zaman neydin?

-… … … . .

-Mebus muydun?

Hayır.

-Bugünkü kadar şöhretin?

-Hayır…

-Ve tabii o zaman yırtık çoraplarını yamatıyordun.Kirli gömleklerini yıkatıyordun.Fakat ben, evlendiğimiz zaman neysem, ayrıldığımız zamanda oydum.Beyimize gelince, şöhret, servet ve sonra yıllar yılı kahrını çeken çocuklarının anasını defedecek, daha başka, genç ve güzel bir kızla evlenerek yaşaycak?!. . Hayır işte bu olmaz!..

Ama oldu, Bay, eşini boşadı, genç bir kadınla evlendi.

BANOĞLU AGE, S: 17 – 18

Yorum Ekle:

Bir Cevap Yazın